Türkiye Bağımlı Aileleri Dayanışma Grubu 5. eylemini düzenledi

Grup “başka aileler bu sorunları bizler gibi çaresizlik içinde yaşamasın” diye ve “yaşadığımız sorunlara dikkat çekip toplumda, kamu idarecilerinde farkındalık yaratmak için” toplandıklarını belirtti.

Grup eylemde basın bildirisi okudu. İşte o bildiri:

Biz en çok canı yanan Madde Bağımlısı Yakınları yaşadıklarımızın kader ya da utanılacak bir durum olmadığı bilinciyle, sadece bizlerin üzerine bırakılmış fakat maddi ve manevi anlamda artık tek başımıza üstesinden gelemediğimiz Madde Bağımlılığı sorunları için bir araya geldik. Her ayın son Pazar günü, saat 13.00’de Galatasaray Lisesi önünde toplanarak bizden sonra başka aileler bu sorunları bizler gibi çaresizlik içinde yaşamasın diye, umutsuzluk içinde kıvrananların bir çığlığı olsun diye, sesimizi duyurmak, yaşadığımız sorunlara dikkat çekmek, toplumda ve kamu idarecilerinde farkındalık yaratmak üzere düzenlediğimiz 5.Nöbetimize katılarak destek verenlere teşekkür ediyoruz.

2005 yılında yürürlüğe giren Denetimli Sertbestlik Yasası, özellikle uyuşturucu kullananların rehabilite olması için büyük bir umut olmuştu. Geçen 10 yılda denetimli serbestlikten faydalanan kişi sayısı sürekli arttı. Yönetmeliğe göre her iki haftada bir kontrole gelmesi gereken bağımlılara ancak üç ay sonrasında randevu verilebildi. Hemen her gün farklı şehirlerden uyuşturucuya kurban gidenlerin haberi geliyor. Mevcut uygulamalar ile uyuşturucuyla mücadelenin sağlıklı işlemediği gözler önüne seriliyor. Mahkemeler 2013 te uyuşturucudan yakalanan 101559 kişi hakkında ara kararla tedavi ve denetimli serbestlik, 3359 kişi hakkında ise ‘kesin hükümle tedavi ve denetimli serbestlik’ kararı verdi. 2015 te Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde aylık ortalama 7320 çocuk, 93740 yetişkin olmak üzere toplam 101060 dosya takibi yapılmıştır.

Yoğunluktan dolayı adeta çöken AMATEM ler çok yetersiz kalıyor. Denetimli serbestlik ile salıverilen kullanıcıların çoğu, tedavi olmak amacıyla değil cezadan kurtulmak için merkezlere gidiyor. Tedavi sırasında madde kullanımına devam edilmesine rağmen tedavinin başarıyla sonuçlandığı kayıtlara yansıyor. Ayrıca yakalanma ile tedbir gereği tedavi merkezlerine sevk tarihi arasında geçen süre uzun olduğu için hastaların tedavi olma isteklerinin kaybolduğu görülüyor. AMATEM binaları önünde her sabah uzunca bir kuyruk oluşuyor. Bağımlıların tek bir derdi var: İdrar tahlilleriyle temiz olduklarını ispatlamak ve böylece hapse girmekten kurtulmak. Çünkü hakim hapis cezalarını Denetimli Serbestliğe çevirmiş. Yani bir daha uyuşturucu kullanmadıkları sürece hapse girmeyecekler, ‘Temiz idrar ver, ceza almaktan kurtul’ mantığıyla düştükleri bataktan kurtulmaları mümkün değil.

Peki, en çok da uyuşturucu bağımlılarının faydalandığı Denetimli Serbestlik Yasası gerçekte nasıl işliyor? Yasadan yararlananların rehabilite olması için yeterli uzman var mı? Temiz kâğıdı alanların yüzde kaçı gerçekten uyuşturucu kullanmayı bırakıyor? Bağımlılar, yasadan yararlanmak için hangi hilelere başvuruyor? Denetimli Serbestlik Yasası, ilk olarak 1960’lı yıllarda Amerika’da uygulandı. ABD’li yetkililer, bu yasa sayesinde sürekli artan mahkûm sayısının önüne geçmeyi, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi hedefledi. Uygulama, özellikle uyuşturucu kullananlar için başarılı sonuçlar verdi. Madde bağımlıları, yoğun bir şekilde rehabilitasyon seanslarına tabi tutuldu. Batılı ülkelerde her bağımlı seanslar halinde psikiyatrist kontrolünde tedavi oluyor. En küçük şehirlerde bile, uyuşturucu kullananlar için toplu seansların yapıldığı merkezler var.

Türkiye’de ise doktor-hasta-terapi ilişkisi üzerine kurulu bir sistem maalesef yok. Denetimli Serbestlikten yararlanmış olan bağımlı doktorla sadece birkaç dakika görüşüp derdini anlatıp evrakını imzalattıktan sonra işini bitirmiş oluyor. Yani bizim ülkemizde maalesef bir çok şey kâğıt üzerinde hallediliyor. Bağımlıya evrak işlemlerini tamamlaması dışında hiçbir terapi desteğinin ve sorumluluğun verilmemesi meseleyi daha da vahim bir hale dönüştürmektedir. Aileleri de kapsayan terapi ve sosyal adaptasyona yani toplumsal kazanıma yönelik bir bütünselliği kapsamadığı müddetçe, mevcut Denetimli Serbestlik uygulamasının birbirimizi kandırmaya ve cezaevlerini boşaltmaya yönelik bir uygulamadan öteye geçemeyeceğini düşünmekteyiz. AMATEM lerin çoğu Denetimli Serbestlik nedeniyle tıkanmış durumdadır. Kendi isteği ile başvuran hastalara yetişememektedirler. Denetimli Serbestlikten yararlananlara bakabilecek merkez sayısını artırmak, gerekli mevzuat düzenlemeleriyle devlet ve üniversite hastahanelerini bağımlılık tedavisi yapabilecek hale getirmek bu tıkanmaları önleyebilecektir. Seyrek madde kullanımı olanlarla, madde kötüye kullanımı olanlar ayrı tedavi edilmelidir.

Ağır bağımlılığı olanların daha yoğun bir programa alınmaları doğal olarak gereklidir. Seyrek madde kullananlarla, madde kötüye kullanımı olanları ayrı yerlerde tedavi etmek de ayrıca yatkın olanları bağımlı olmaktan koruyan bir yöntem gibi durmaktadır Hükümlünün tedavi olup olmadığı kararı sadece idrar testlerine bakılarak değil, standart bir programın uygulanması sonucu elde edilen verilere dayanarak verilmelidir. Tedavinin sonucu sağlık kurulu raporu ile verilmelidir. Konuyla ilgili kılavuzlar ve uygulama broşürleri hazırlanmalıdır. Bu merkezlerde çalışanlar, uygulamaların nasıl yapılması gerektiği, idrar alım teknikleri, takip edilmesi gerekenler, muayene sırasında dikkat edilmesi gerekenler gibi konularda yeterli bilgiye sahip olmaları için özel formasyon eğitimine tabi tutulmalıdır. *Bağımlılık tedavisi Sosyal Fonlardan karşılanmalı ya da SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve GSS (Genel Sağlık Sigortası) kapsamına alınmalıdır. *Her ilde mevcut Devlet ve Üniversite Hastahaneleri bünyesinde ya da denetiminde Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri ve Sosyal Entegrasyon Üniteleri açılmalıdır. *Bu merkezlerde görevlendirilecek personelin mutlaka Bağımlılık Tedavisi Formasyon Eğitimine tabi tutulması gereklidir. *Sahada faaliyet yürüten STK lar ve Ex-user lar (İyileşmekte Olan Eski Bağımlı Danışmanlar) mutlak surette tedavi sürecine dahil edilmelidir. *Aileleri kapsamayan tedavi, eksik bir tedavidir. *Kalkınma Ajansları üzerinden dağıtılan kaynaklar denetlenmeli ve sorunun gerçekliğine uygun projelere kullandırılmalıdır. – ARTIK YETER GÖRÜN, DUYUN, GEREĞİNİ YAPIN..! 6. Nöbetimizi Mart ayının son Pazarı olan 27 Mart 2016 da gerçekleştireceğiz.

 

Facebookmail
Share

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*